Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç, ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakanlık Basın Yayın
Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün Batman'da düzenlediği, 'Çözüm süreci ve yerel
medya' konulu seminere katıldıktan sonra Batman Gazeteciler ve Yayıncılar
Cemiyeti, Batman Valiliği ve BDP'li Batman Belediyesi'ni ziyaret etti.
Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, seminerin ardından ilk olarak
Batman Gazeteciler ve Yayıncılar Cemiyeti'ni ziyaret etti. Ziyarette Cemiyet
Başkanı Arif Arslan, üzerinde isimleri yazılı tiftik kilimleri bakanlara hediye
etti.
İkinci ziyareti
Batman Valiliği'ne gerçekleştiren Arınç ve Şimşek daha sonra BDP'li Batman
Belediyesi'ne geçti. Belediye binası önünde Başkan Vekili Serhat Temel ile
belediye daire müdürleri, Arınç ve Şimşek'i karşıladı. Arınç ve Şimşek'in
Belediye Başkan Vekili Serhat Temel'i makamında ziyareti sırasında ilginç
diyaloglarda yaşandı. Temel, cezaevlerinde bir çok milletvekili ve belediye
başkanı ile partililerinin bulunduğunu belirterek, uzun tutukluluk süresinden
yakınarak, "Uzun tutukluluk süreleri halkın nezdinde infaz
edilmiştir" dedi.
Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç, 1994 yılında kendisininde belediye başkan adayı olduğunu
seçimleri az bir farkla kaybettiğini belirterek, "Ancak olmadığım için de
2 rekat şükür namazı kıldım. Çünkü başkanlık zor iştir. Bakanlıktan da
milletvekilliğinden daha zordur" dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e
dönerek, "Sen belediye başkanı olmak ister misin?" diye soran Arınç'a
Şimşek, "Asla" diye cevap verdi.
Başkan Vekili Temel'in
"Batman'ı nasıl buldunuz?" sorusuna Arınç, "Batman çok güzel
olmuş dersem kısmen yalan söylemiş olurum. Kısmen sizin propogandanıza katkı
sağlarım. Çünkü önümüz seçim. Ama biz çok daha güzel gelişmiş görmek istiyoruz
Batman'ı. Bir insanın huzurla yaşamak istediği, mutlu olabileceği bir şehir
olarak görmek istiyoruz. Allah Batman için en hayırlısını nasip etsin"
dedi.
Arınç daha sonra Temel'e dönerek, "İki kez
yaptığınız belediyeyi isterseniz bu kez bize verin" dedi. Bunun üzerine
Temel, "Ona halk karar verecek" Kaynak:gazetevatan.com
BDP BAŞBAKAN İYİ NİYETLİ DEĞİL
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan
Tayyip Erdoğan'ın hafta sonu Diyarbakır'da, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi
Başkanı Mesut Barzani ile bir araya gelemesini de değerledirdi. Ziyaretin
zamanlamasının ve içeriği hakkında da "iyi niyetli değil" yorumunda
bulunan Demirtaş, "Çok da heveslisi değiliz Sayın Başbakan ile görüşmenin
ama çözüm sürecinin başından bu yana Başbakan ile bir araya gelmiş
değiliz" ifadesini kullandı.
Fransa Parlamentosu'nda düzenlenen 'Kaynayan Ortadoğu'da Kürtlerin Durumu' konferansının ardından açıklamalarda bulunan Demirtaş, konferansta neden Kürtçe yerine neden Türkçe'yi tercih ettiğini hayatından örnek vererek açıkladı.
Kürt olduğunu gençlik dönemine kadar bilmediğini anlatan Demirtaş, şunları
kaydetti:
"Ben 17 yaşında Kürt olduğumu öğrendim. Ailem 17 yaşıma kadar Kürt olduğumuzu sakladı, Türkiye'deki baskılar ve Türkiye'deki faşizmden dolayı. Bugün Türkiye'nin en büyük Kürt partisinin eş genel başkanıyım. Konuşmamı tabi ki Kürtçe yapabilmeyi çok isterdim. Ama 20 yıldır Türkçe eğitim aldım. Bugün halkımın derdini ve sorunlarını hangi dilde en iyi anlatabiliyorsam o dili konuşuyorum.
Ama ümit ediyorum ki yakın zamanda hem anadilim lehçem olan Zazaca'da hem de Kürtçe'nin Sorani ve Kurmançi lehçesinde konuşabilecek aşamaya geleceğim. Çünkü hızlı bir şekilde öğreniyorum ve öğrenmeye çalışıyorum. Bu benim utancımdan ya da çelişkimden çok Türkiye'deki Kürt sorununun hazin bir tablosudur."
Demirtaş, Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır gezisiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
"Özel ilgi alanımıza girmiyor" diyen Demirtaş, "Ama vereceği mesajlar özellikle Diyarbakır ziyareti vesilesiyle şu anda tıkanmış olan çözüm sürecine, çözüm arayışlarına dair söyleyeceği şeyler önemlidir. Beklentimiz daha çok bu konuda daha açık daha cesaretlendirici, sürecin önünü açan mesajlar verebilmesi yönündedir" yorumunda bulundu.
Başbakan'İyi niyetli değil'
Ziyaretin zamanlamasının ve içeriği hakkında da "iyi niyetli değil" yorumunda bulunan Demirtaş, "Çok da heveslisi değiliz Sayın Başbakan ile görüşmenin ama çözüm sürecinin başından bu yana Başbakan ile bir araya gelmiş değiliz" ifadesini kullandı.
Fransa Parlamentosu'nda düzenlenen 'Kaynayan Ortadoğu'da Kürtlerin Durumu' konferansının ardından açıklamalarda bulunan Demirtaş, konferansta neden Kürtçe yerine neden Türkçe'yi tercih ettiğini hayatından örnek vererek açıkladı.
Kürt olduğunu gençlik dönemine kadar bilmediğini anlatan Demirtaş, şunları
kaydetti:"Ben 17 yaşında Kürt olduğumu öğrendim. Ailem 17 yaşıma kadar Kürt olduğumuzu sakladı, Türkiye'deki baskılar ve Türkiye'deki faşizmden dolayı. Bugün Türkiye'nin en büyük Kürt partisinin eş genel başkanıyım. Konuşmamı tabi ki Kürtçe yapabilmeyi çok isterdim. Ama 20 yıldır Türkçe eğitim aldım. Bugün halkımın derdini ve sorunlarını hangi dilde en iyi anlatabiliyorsam o dili konuşuyorum.
Ama ümit ediyorum ki yakın zamanda hem anadilim lehçem olan Zazaca'da hem de Kürtçe'nin Sorani ve Kurmançi lehçesinde konuşabilecek aşamaya geleceğim. Çünkü hızlı bir şekilde öğreniyorum ve öğrenmeye çalışıyorum. Bu benim utancımdan ya da çelişkimden çok Türkiye'deki Kürt sorununun hazin bir tablosudur."
Demirtaş, Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır gezisiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
"Özel ilgi alanımıza girmiyor" diyen Demirtaş, "Ama vereceği mesajlar özellikle Diyarbakır ziyareti vesilesiyle şu anda tıkanmış olan çözüm sürecine, çözüm arayışlarına dair söyleyeceği şeyler önemlidir. Beklentimiz daha çok bu konuda daha açık daha cesaretlendirici, sürecin önünü açan mesajlar verebilmesi yönündedir" yorumunda bulundu.
Başbakan'İyi niyetli değil'
Ziyaretin zamanlamasının ve içeriği hakkında da "iyi niyetli değil" yorumunda bulunan Demirtaş, "Çok da heveslisi değiliz Sayın Başbakan ile görüşmenin ama çözüm sürecinin başından bu yana Başbakan ile bir araya gelmiş değiliz" ifadesini kullandı.
Barzani Kürt birliğine hizmet etmeli. Çözüm arayışlarına hizmet etmelidir."
"Sayın Barzani tabi ki Diyarbakır'ı uzun bir aradan sonra ziyaret ediyor olmasını önemseriz. Hevler (Erbil) kadar Diyarbakır da kendi evidir. Kendisi aynı zamanda AKP'nin bu türden yerel seçim yatırımı olarak yaptığı bir hamleye Kürtlerin genel çıkarları ve sürecin genel çıkarları açısından pirim vermeyecek kadar deneyimli bir siyasetçidir. İnşallah kendisiyle bu konudaki Kürtlerin genel yaklaşımlarını genel hassasiyetlerini dikkate alan bir pozisyonda olacaktır. Kendisinin de Diyarbakır ziyaretiyle vereceği mesajlar Kürt birliğine hizmet etmeli. Çözüm arayışlarına hizmet etmelidir."
Ulusal Kürt Konferansı'nın ertelenmesile İlgilide şöyle konuştu
"İkinci defadır erteleniyor ve konferansın yapılabilme ihtimalini her seferinde zayıflatıyor. Kürt halkının da moralini bozan bir gelişmedir. Bütün Kürt siyasetçilerin artık şunu çok iyi bilmesi lazım; bugün herkes bu konferansın yapılması gerektiğini, sokaktaki her Kürt canı gönülden istiyor. Siyasetçilerinin de Kürt liderlerinin de partilerin de artık bunu dikkate alması lazım'
Halkların Demokratik Partisi Genel Başkanlığına
İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel seçildi
Sırrı Süreyya Önder, Sabahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü HDP'ye geçmek için BDP'ten istifa etmişti. Öcalan'ın 'çatı partisi' olarak nitelenen HDP Büyük Kongresi'nde parti organları için seçim yapıldı. Buna göre, eş genel başkanlığa Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü seçildi. Yasal düzenleme henüz yapılmadığı için Genel Başkan Sebahat Tuncel oldu.
Delege ile yapılan seçimlerde, Parti Meclisi'ne asil üye seçilen 80 isimden bazıları şöyle: "Ertuğrul Kürkçü, Emre Yalçın, Sırrı Süreyya Önder, Doğacan Yılmaz, Levent Tüzel, Ali Oruç, Ayhan Bilgen, Ferhat Tunç, Karabet Paylan, Gencay Gürsoy, Salman Kaya, Yavuz Önen, Mıgırdıç Margosyan, Erol Katırcıoğlu, Yurdusev Özsökmenler, Fatma Gök, Fatoş Güney,
İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel seçildi
Sırrı Süreyya Önder, Sabahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü HDP'ye geçmek için BDP'ten istifa etmişti. Öcalan'ın 'çatı partisi' olarak nitelenen HDP Büyük Kongresi'nde parti organları için seçim yapıldı. Buna göre, eş genel başkanlığa Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü seçildi. Yasal düzenleme henüz yapılmadığı için Genel Başkan Sebahat Tuncel oldu.
Delege ile yapılan seçimlerde, Parti Meclisi'ne asil üye seçilen 80 isimden bazıları şöyle: "Ertuğrul Kürkçü, Emre Yalçın, Sırrı Süreyya Önder, Doğacan Yılmaz, Levent Tüzel, Ali Oruç, Ayhan Bilgen, Ferhat Tunç, Karabet Paylan, Gencay Gürsoy, Salman Kaya, Yavuz Önen, Mıgırdıç Margosyan, Erol Katırcıoğlu, Yurdusev Özsökmenler, Fatma Gök, Fatoş Güney,
alkların Demokratik Partisi Genel Başkanlığına İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel seçildi.
Haberin Tamamı İçin: http://www.gazetea24.com/haber/sebahat-tuncel-hdp-baskani-oldu_23544800.html
GazeteA24.com
Haberin Tamamı İçin: http://www.gazetea24.com/haber/sebahat-tuncel-hdp-baskani-oldu_23544800.html
GazeteA24.com
Halkların Demokratik Partisi Genel Başkanlığına İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel seçildi.
Haberin Tamamı İçin: http://www.gazetea24.com/haber/sebahat-tuncel-hdp-baskani-oldu_23544800.html
GazeteA24.com
Haberin Tamamı İçin: http://www.gazetea24.com/haber/sebahat-tuncel-hdp-baskani-oldu_23544800.html
GazeteA24.com
[Sebahat Tuncel HDP başkanı oldu]
Halkların Demokratik Partisi Genel Başkanlığına İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel seçildi.
![]() |
| bdp |
Önen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl kurulan HDP'nin kongresinin hafta sonu yapılacağını belirterek, kurucu yöneticiler olarak bir yıldır partiyi seçimlere hazır hale getirmek için çalıştıklarını söyledi. 47 ilde il, ilçe ve belde başkanlığı düzeyinde örgütlenmelerini tamamladıklarını, 61 ilde de sadece il merkezlerinde örgütlendiklerini anlatan Önen, illerin yarısından fazlasında örgütlenmeyi tamamladıkları için yerel seçimlere girme hakkını kazandıklarını ifade etti.
1 yılda tüm illerde örgütlenmeyi tamamlamayı hedeflediklerini ancak bu noktaya gelebildiklerini dile getiren Önen, şöyle devam etti:
"Yüzde 50 cinsiyet kotası uyguluyoruz. Parti örgütlenmesini 81 ilde tamamlayamamızın nedenlerinden biri bu. İl veya ilçe teşkilatlarında kadın sayısı eksik olduğu zaman çalışmaları geri gönderdik. Bununla ilgili hiçbir bahaneyi kabul etmedik. Kadın evde var, işte var, hayatın içinde var, mutfakta var; o zaman yönetimde de olsun. Bunu da başaracağız. Öte yandan örgütlenmede zorlandığımız bölgeler, coğrafyalar var. Özellikle Karadeniz bölgesinde zorlanıyoruz. Orada, halktan kaynaklanmayan farklı yapılar var."
"HDP, parlamenter olanakları da kullanarak büyümek istiyor"
Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda, pazar günü yapılacak kongrede, parti meclisi, disiplin kurulu ve eşbaşkanlık seçimlerinin yapılacağına işaret eden Önen, kongreye kurucu 75 üyeyle illerdeki atanmış yöneticilerin katılacağını bildirdi. Önen, şunları söyledi:
"Kongrede tek listeyle seçime gidilecek. Liste, parti kurullarında, heyetlerde belirlenecek. Nihai olarak yönetim kurulumuz listeyi oluşturacak. BDP'den ayrılan milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü ile bağımsız milletvekili Levent Tüzel, kongrede HDP'ye katılacak. Bu isimler, kongrede parti yönetimine girebilir. Bu arkadaşlarımız, HDP'ye katılmadan da TBMM'de yaptıkları konuşmalarda HDP milletvekilleri olduklarını söyliyorlardı. Şimdi bu grup, böyle bir adamı atacak. Bu, illa bir güç katma meselesi değil ama HDP'nin önüne koyduğu iktidar olma ve Türkiye'de gerçek barışı sağlama hedefleri göz önüne alındığında elbette Parlamento çok önem kazanıyor, her şey olmamakla birlikte. Bu parti, parlamenter olanakları da kullanarak büyümek istiyor. HDP'ye katılmaları o bakımdan da çok önemli."
Yavuz Önen, yerel seçimlere BDP ile gireceklerini, BDP'nin 21 ilde, HDP'nin ise 60 ilde aday göstereceğini belirterek, "Seçimlere tek partiyle girme hedefine doğru ilerliyoruz. Yerel seçimlere iki parti ile giriyoruz ama genel seçimde bu olmayacak. Genel seçimlere tek partiyle gireceğiz ve bu parti HDP olacak. BDP, genel seçimlerde aday göstermeyecek, bütün milletvekili adayları HDP'den olacak" dedi.
"Tüm kimliklerden adaylara kapılarımız açık"
Kongrenin ardından 47 ilde adayları tespit etmek için süreci başlatacaklarını bildiren Önen, adayların yerel meclislerde belirleneceğini söyledi. Yerelden yönetim ve yerinden yönetim ilkelerini benimsediklerini ifade eden Önen, herhangi bir etnik, dinsel veya dilsel kimliğe farklı bakmadıklarını kaydetti. Tüm kimliklerden adaylara kapılarının açık olduğunu vurgulayan Önen, "Eşcinsel ya da transeksükel adaylar da olabilir" dedi.
Sırrı Süreyya Önder yerel seçimlerde aday olacağını söyledi ve ekledi; 'CHP oyumu bölmesin'dedi.
Birgün gazetesi yazarı Doğan Tılıç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığı için adı geçen isimlerden BDP'li Sırrı Süreyya Önder'in kendisini arayarak, başkanlığa aday olduğunu söylediğini yazdı.
Doğan Tılıç'ın köşesinde 'Sırrı Süreyya: 'Yaz, İstanbul'a adayım...' başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle: Geçende Sırrı (Süreyya Önder) aradı. Bilenler bilir, Sırrı'nın sohbetleri bal tadındadır, insan telefonda bile olsa lafı uzatmak için kırk takla atar. Lakin, bu sefer kapıyı baştan kapadı Sırrı. Öyle bir giriş yaptı ki, lafı sündürmeye imkan yok. 'Kalemin kağıdın var mı, gardaş?' dedi, selamdan sabahtan bile önce. Sonra, 'Dikte ediyorum' dedi, 'Yaz'. 'Bir, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına adayım. İki, sakın ola ki CHP oylarımı bölmesin.'
Birgün gazetesi yazarı Doğan Tılıç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığı için adı geçen isimlerden BDP'li Sırrı Süreyya Önder'in kendisini arayarak, başkanlığa aday olduğunu söylediğini yazdı.
Doğan Tılıç'ın köşesinde 'Sırrı Süreyya: 'Yaz, İstanbul'a adayım...' başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle: Geçende Sırrı (Süreyya Önder) aradı. Bilenler bilir, Sırrı'nın sohbetleri bal tadındadır, insan telefonda bile olsa lafı uzatmak için kırk takla atar. Lakin, bu sefer kapıyı baştan kapadı Sırrı. Öyle bir giriş yaptı ki, lafı sündürmeye imkan yok. 'Kalemin kağıdın var mı, gardaş?' dedi, selamdan sabahtan bile önce. Sonra, 'Dikte ediyorum' dedi, 'Yaz'. 'Bir, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına adayım. İki, sakın ola ki CHP oylarımı bölmesin.'
![]() |
| Recep Tayyip Erdoğan |
Başbakan Erdoğan Bayram namazı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı namazını Mimar Sinan Camisi'nde kıldı.
Erdoğan namaz çıkışı sorulan soruları şöyle yanıtladı:
Öncelikle kurban bayramımızı milletimizin birlik ve beraberliğine ve insanlığın barışına vesile olmasını temenni ediyorum. Özellikle Mısır’da Suriye’de Myanmar’da, Afrika’nın değişik bölgelerinde sıkıntılarla girdik. İnsanların kimyasal silahlarla öldürüldüğü bir ortamda girdik.Bütün bu olayların saptırmalarla tanımı izahı bizleri ayrıca üzmektedir. Yani kimyasal silahlarla öldürmenin sanki suç olmadığı, ki 1400 tane kimyasal silahla öldürülen var, 120 bine yakın insan konvansiyonel silahlarla öldürülmüş, sanki suç değilmiş gibi bir tablo ortada. Burada insanlar öldürülüyorsa bunların hepsi suçtur. Bunlara karşı tüm ülkelerin ortak tavır alması gerekir.
İSTİKAMETİNİ KAYBETMİŞ VAZİYETTE
BM Güvenlik Konseyi zaten istikametini kaybetmiş vaziyette.Daimi üyeler arasındaki sıkıntılarla BM Güvenlik Konseyi kararsızlık işliyor. Bunun tarihe hesabını veremeyeceklerdir. Bizler bugün varız yarın yokuz. Ama bu hesabı tarihin soracağına inanıyorum. Temennimiz en azından milletimiz için İslam dünyası için birlik beraberliğe vesile olmasını temenni ediyorum.
MİLLİ MAÇA İLGİNÇ YORUM
Skoru konuşmaya gerek yok. Obana göre şu anda yıldızları saymaya gayret edenlerin sorunudur. Bizim tek hedefimiz galip çıkmaktır. Çünkü galip çıkmadığımız takdirde hiçbir anlamı yok. Sonra ikinciler arasındaki süreç önemli. Playoff’a yeter ki kalalım, mücadele farklı olacaktır. Bizim son üç maçtaki performans gayet güzel. Onun için tabi dün Fatih Hoca ile de görüştüm.İnşallah bu maçı bu gece televizyonda seyreder ve bütün dualarımızla her şeyimizle onların yanında olacağız. İnanıyorum ki Şükrü Saraçoğlu’nda bu akşam Türk milleti tek yürek olarak Milli Takım'ın yanında yer alacaktır. Tabi zor bir takım. Ama futbolun zoru kolayı yoktur. Aynı Hollanda, Estonya ile 2-2 kaldı. Ama aynı Estonya’yı biz 2-0 yendik. Burası da Türkiye sağı solu belli olmaz.
DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI’NDAKİ İSTİFALARI BEKLEMİYORDUM
Tabi böyle bir istifa doğrusu beklemezdim. Bu konuda samimi dürüst vatanını milletini seven bir generalin ve bir amiralin böyle süreçte istifa etmesini gerekmezdi. Nasıl böyle bir şey yaparlar anlamak da mümkün değil. yargının vermiş olduğu bir karar vardır, ama gerekçesini bilmeden açıklama yapmayı doğru bulmuyorum.
ÖCALAN’IN MESAJI
Henüz bana gelmiş bu konuda net kesin bilgiler yok. O konuyla ilgili de yorum yapmak doğru olmaz. Yorum yapmam sıkıntı olabilir.
BDP ADALET BAKANLIĞIYLA ARAYI AÇMASIN
BDP’nin İmralı’yla arasının açılıp açılmamasından çok, verdiği mesajlarla Adalet Bakanlığı’mızla arayı açmamasına dikkat etsin. Bu dozda giderse, böyle bir görüşmenin ipleri kopar. Çünkü böyle sınırı aşan ve tahrik kokan mesajlara hükümet olarak biz de evet diyemeyiz.
GAZETECİYE BAYRAM HARÇLIĞI
Erdoğan soruları yanıtladıktan sonra ayrılırken bir muhabir espriyle kendisinden bayram harçlığı istedi. Bunun üzerine Erdoğan'da gülümseyerek bu muhabire harçlık verdi.
İmralı'da BDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile görüşen Abdullah Öcalan 'Tarihi çağrımı yaptı.
Bugün İmralı Adası'nda BDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile görüşen Abdullah Öcalan heyet aracılığıyla bir mesaj yayınladı. 4 yıldır büyük bir çaba içerisinde olduğunu son bir yıldır başlattıkları çabanın büyük olduğunu belirten Öcalan mesajında şöyle dedi.
"Yürüttüğümüz çalışmalar önemlidir. Büyük bir çaba ile yürüttüğümüz bu çalışmalar toplumu rahatlattı. Büyük zelzele dindi .Fakat büyük dağ gibi sorunlar önümüzde durmaya devam ediyor.Yürüttüğümüz bu çalışmaların formatı hatasıyla sevabıyla bir yılını tamamladı. Önerilerimi devlete yazılı ve sözlü olarak sundum. Anlamlı derin müzakereler için devletin tavrını bekliyorum. Ertelemeye tabi tutulması gereken ve süarecin hassasiyeti nedeniyle zaman kaybetmeden derinlikli müzakerelerin hayata geçmesi gerekir. Bu müzakere anlamlı ve sonuç alınan bir müzaekere olmalıdır. Bir yıl içinde yasal herhangi bir zemin oluşmadığı gibi ne bir ret ne de bir ilerleme sağlanamamıştır. Süreç ile ilgili umudumu korumakla birlikte bu umudun hayal kırıklığına dönmemesi için tarihi çağrımı bir kez daha tekrarlıyorum"
Abdullah Öcalan, İmralı'dan gönderdiği bayram mesajında ise özellikle El Kaide, El Nusra gibi islama ihanet içinde olan kesimlere karşı Diyarbakır'da Demokratik İslam Kongresi çağrısını yaptığını söyledi.
Öcalan, "Bu kongre çalışmalarında Alevisi, Sünnisi ile tüm halkımızın derinlikli tartışmalar yürütmesi, kongrenin anlamlı kararlaşmalarla ve kurumsallaşmalarla sonuçlanması son derece önemlidir. Hz. Muhammet'in Medine şura çalışmaları örnek alınarak Şeyh Sait gibi tarihi kişiliklerin ruhuna uygun olarak bu çalışmaların yapılması önemlidir. Bu temelde tüm halkımızın Kurban Bayramını bir kez daha kutluyorum" şeklinde ki mesajı kamoyuyla palaşıldı..
BDP'li grup, Suriye sınırında yapımına başlanan istinat duvarını engellemek için eylem düzenledi. Nusaybin Belediye Başkanı'nın mayınlı alana girmesi üzerine duvar yapım çalışmalarına ara verildi.
Nusaybin'de toplanan ve aralarında Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, BDP Mardin İl Başkanı Reşat Kaymaz'ın da olduğu grup, Yıldırım Ortaokulu önünde toplandı. Grub adına konuşan İl Başkanı Reşat Kaymaz, Suriye sınırına duvar örülmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
Grup daha sonra Nusaybin Tren Garı'na kadar yürüdü. Sınıra gelen gruptakilerden Belediye Başkanı Gökkan ve İl Başkanı Kaymaz, sınırda istinat duvarı inşaatındaki iş makinesinin çalışmasını engellemek için mayınlı alana girdi.
Bunun üzerine askeri araçtan, alanda mayın bulunduğu yönünde uyarı yapıldı. İkaz sonrası Gökkan ve Kaymaz, askeriye ile mayınlı alan arasındaki duvarın üzerine çıktı.
Güvenlik görevlilerinin devreye girmesi üzerine, duvar yapım çalışmalarına ara verildi. Gökkan ve Kaymaz da duvardan ayrılarak, güvenli bölgeye geçti. AA
DİYARBAKIR - BDP Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, demokratik açılımın beklentilerini karşılamadığını belirterek, "Bugün bu paketle aslında cazevlerindeki arkadaşlarımızın tutukluluk haline devam denmiştir. Ana dilde eğitimin kabul edilmediği, seçim barajının kaldırılmadığı, İmralı koşullarının değiştirilmediği, sayın Öcalan'ın müzakere koşullarının gereğinin yerine getirilmediği için bu paketi tanımıyoruz, bu paketi tanımayacağız" dedi.
Diyarbakır'da BDP tarafından düzenlenen 'Öcalan'a özgürlük, Kürtlere statü' yürüyüşüne son ayların en büyük katılımı gerçekleşti. BDP il binası önünde toplanan ve aralarında BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ile parti yöneticilerinin bulunduğu yaklaşık 30 bin kişi, PKK ve Suriye'de PYD'nin kullandığı sarı, kırmızı, yeşil renklerden oluşan flamalar taşıdı. Suriye'de PYD'nin silahlı oluşumu olan YPG adına bestelenen şarkıların söylendiği yürüyüş boyunca tapluluk, "Yaşasın başkan Apo", "Yaşasın PKK", "Öcalan'a Özgürlük" sloganları attı. Yürüyüşe katılanlar, 'Çözümünüz askeri karakol, yığınak yapmakmıdır', 'Erdoğan'ın paketinden Kürtlere çıkan devrimci halk savaşıdır' yazılı dövzlerle Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan demokrasi paketine tepki gösterildi. Yürüyüş güzergahı üzerinde güvenlik güçleri tarafından onlarca panzer ve yüzlerce çevik kuvvet ekibiyle alınan önlemler dikkati çekerken, kalabalığın önü BDP İl binasına 100 metre mesafede polis tarafından TOMA ile kesildi.
POLİS MÜDÜRÜ: YASALARI MECLİS'TEN DEĞİŞTİRİN
Kalabalık içerisinde PKK flamaları taşındığı gerekçesiyle polis yolu kesince, BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ile partili yetkililer, Güvenlik Şube Müdürü Murat Gök ile görüştü. Murat Gök, BDP'liler ile görüşürken kalabalığın sürekli kendilerine doğru hareket etmesi üzerine megafonla, "Kitleye sesleniyorum. Lütfen müzakere yapıyoruz. Daha fazla üzerimize gelmeyin. Demokratik haklarını kullanmak için sokağa çıkan kitleye sesleniyorum. Aranızdaki 50-60 kişi yüzünden bugünümüzü berbat etmiyelim. Diyarbakır'a yakışır bir gün olsun bugün. Bayrakları da kapatalım. Şu anda müzakere sürüyor daha fazla yaklaşmayın" dedi.
Parti yöneticilerinin yürüyüşlerde yasalar nedeniyle kendilerine güçlük çıkarıldığını söylemesi üzerine Güvenlik Şube Müdürü Murat Gök, "Kanunları ben yapmıyorum. Ben kanunları uyguluyorum. Kanunları milletvekilleri yapıyor. Değiştirsinler kanunları. Sayın vekilim değiştirin o halde bu kanunları" dedi. BDP Milletvekili Emine Ayna ise, söz konusu kanunların değiştirilmesi için 2 adet soru önergesi verdiğini ve bu konuda çabaladığını söyledi.
POLİS PANZERİ ÖNDE, KALABALIK ARKADA YÜRÜDÜ
Yapılan görüşmelerin ardından yasadışı bayrakların açılmaması şartıyla izin verilen yürüyüşün en önünde bir polis panzeri sürekli yer aldı. Tüm uyarılara rağmen topluluktaki bazı kişiler Abdullah Öcalan posterleri ile PKK flamaları açtı. Yürüyüşte çevik kuvvet ekipleri ve polis panzerleri ise caddenin iki tarafında önlem aldı. Bir kilometrelik yürüyüşten sonra Koşuyolu parkı önünde duran kalabalığa BDP otobüsü üzerinden Milletvekili Emine Ayna ile parti yetkilileri hitap etti.
PKK VE ÖCALAN'IN ÖNÜ SİYASET İÇİN AÇILMALI
BDP Diyarbakır Milletvekili Emine ayna, yürüyüşte halkın Öcalan'a özgürlük ve Kürdistan'a statü iradesini ortaya koyduğunu belirterek, "Siz yürüyüşte gösterdiğiniz iradeyle tanıdığınız ve tanıyacağınız tek paketin Kürdistan'a statü, Başkan Öcalan'a özgürlük olduğunu gösterdiniz. Eğer silahlar susacak, fikirler konuşacaksa bunun yolu PKK'nın ve başkan Öcalan'ın demokratik siyaset yapmasının önünün açılmasıdır" dedi.
BU PAKETİ TANIMIYORUZ, TANIMAYACAĞIZ
BDP Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ise, 3 ay boyunca demokratikleşme paketi denilenerek Türkiye halklarının büyük bir beklenti içine sokulduğunu belirterek, şunları söyledi:
"21 mart'ta sayın Abdullah Öcalan'ın manifestosu ile bu halk kararını verdi. Hükümete güvenerek değil, kendi önderine güvenerek 'ben çözüm sürecini destekliyorum' dedi. Taleplerini meydanlarda haykırdı. Ama bugün iktidar hiç bir değişiklik yapmadan halkın kendi gücü, insiyatifiyle elde ettiği hakları biz size veriyoruz diyor. Bu alay etmeye biz izin vermeyeceğiz. Onbinlerce siyasi tutsağın içerde olduğu bir dönemde Başbakan çıkıp demokratik siyaset konuşacak diyor. Sormazlarmı sana bu siyasetçileri kim tutukladı? bunları serbest bırakmayan kim. Bugün bu paketle aslında cazevlerindeki arkadaşlarımızın tutukluluk haline devam denmiştir. Ana dilde eğitimin kabul edilmediği, seçim barajının kaldırılmadığı, İmralı koşullarının değiştirilmediği, sayın Öcalan'ın müzakere koşullarının gereğinin yerine getirilmediği için bu paketi tanımıyoruz, bu paketi tanımayacağız. Bir an önce oyalamadan, halkla alay etmeden bu taleplerin yerine getirilmesi gerekiyor. Anayasal taleplerimiz de var. Şu anda Anayasa'da ana dilde eğitim yasak. Ama AKP bu yasağı kaldırmıyor. Hiç bir ilerleme kaydetmeden Anayasa çalışmsalarında muhalefeti suçlamayı tercih ediyor. Biz o masada Türkiye halklarının bütün hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz. Bugün Diyarbakır bu görkemli yürüyüşü ile paketi kabul etmediğini, etmeyeceğini göstermiştir. Bunu Ankara iyi okumalıdır. Sayın Öcalan'ın özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür. Bu nedenle bu yürüylüşten ne istediğimizi herkes çok iyi biliyor" dedi.
Konuşmaların ardından kitle dağılırken bazı gençlerin polislere taş atması üzerine küçük gerginlikler yaşandı. Polis panzerlerine taş atan gençleri çevik kuvvet ekipleri anında dağıttı.
Diyarbakır'da BDP tarafından düzenlenen 'Öcalan'a özgürlük, Kürtlere statü' yürüyüşüne son ayların en büyük katılımı gerçekleşti. BDP il binası önünde toplanan ve aralarında BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ile parti yöneticilerinin bulunduğu yaklaşık 30 bin kişi, PKK ve Suriye'de PYD'nin kullandığı sarı, kırmızı, yeşil renklerden oluşan flamalar taşıdı. Suriye'de PYD'nin silahlı oluşumu olan YPG adına bestelenen şarkıların söylendiği yürüyüş boyunca tapluluk, "Yaşasın başkan Apo", "Yaşasın PKK", "Öcalan'a Özgürlük" sloganları attı. Yürüyüşe katılanlar, 'Çözümünüz askeri karakol, yığınak yapmakmıdır', 'Erdoğan'ın paketinden Kürtlere çıkan devrimci halk savaşıdır' yazılı dövzlerle Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan demokrasi paketine tepki gösterildi. Yürüyüş güzergahı üzerinde güvenlik güçleri tarafından onlarca panzer ve yüzlerce çevik kuvvet ekibiyle alınan önlemler dikkati çekerken, kalabalığın önü BDP İl binasına 100 metre mesafede polis tarafından TOMA ile kesildi.
POLİS MÜDÜRÜ: YASALARI MECLİS'TEN DEĞİŞTİRİN
Kalabalık içerisinde PKK flamaları taşındığı gerekçesiyle polis yolu kesince, BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ile partili yetkililer, Güvenlik Şube Müdürü Murat Gök ile görüştü. Murat Gök, BDP'liler ile görüşürken kalabalığın sürekli kendilerine doğru hareket etmesi üzerine megafonla, "Kitleye sesleniyorum. Lütfen müzakere yapıyoruz. Daha fazla üzerimize gelmeyin. Demokratik haklarını kullanmak için sokağa çıkan kitleye sesleniyorum. Aranızdaki 50-60 kişi yüzünden bugünümüzü berbat etmiyelim. Diyarbakır'a yakışır bir gün olsun bugün. Bayrakları da kapatalım. Şu anda müzakere sürüyor daha fazla yaklaşmayın" dedi.
Parti yöneticilerinin yürüyüşlerde yasalar nedeniyle kendilerine güçlük çıkarıldığını söylemesi üzerine Güvenlik Şube Müdürü Murat Gök, "Kanunları ben yapmıyorum. Ben kanunları uyguluyorum. Kanunları milletvekilleri yapıyor. Değiştirsinler kanunları. Sayın vekilim değiştirin o halde bu kanunları" dedi. BDP Milletvekili Emine Ayna ise, söz konusu kanunların değiştirilmesi için 2 adet soru önergesi verdiğini ve bu konuda çabaladığını söyledi.
POLİS PANZERİ ÖNDE, KALABALIK ARKADA YÜRÜDÜ
Yapılan görüşmelerin ardından yasadışı bayrakların açılmaması şartıyla izin verilen yürüyüşün en önünde bir polis panzeri sürekli yer aldı. Tüm uyarılara rağmen topluluktaki bazı kişiler Abdullah Öcalan posterleri ile PKK flamaları açtı. Yürüyüşte çevik kuvvet ekipleri ve polis panzerleri ise caddenin iki tarafında önlem aldı. Bir kilometrelik yürüyüşten sonra Koşuyolu parkı önünde duran kalabalığa BDP otobüsü üzerinden Milletvekili Emine Ayna ile parti yetkilileri hitap etti.
PKK VE ÖCALAN'IN ÖNÜ SİYASET İÇİN AÇILMALI
BDP Diyarbakır Milletvekili Emine ayna, yürüyüşte halkın Öcalan'a özgürlük ve Kürdistan'a statü iradesini ortaya koyduğunu belirterek, "Siz yürüyüşte gösterdiğiniz iradeyle tanıdığınız ve tanıyacağınız tek paketin Kürdistan'a statü, Başkan Öcalan'a özgürlük olduğunu gösterdiniz. Eğer silahlar susacak, fikirler konuşacaksa bunun yolu PKK'nın ve başkan Öcalan'ın demokratik siyaset yapmasının önünün açılmasıdır" dedi.
BU PAKETİ TANIMIYORUZ, TANIMAYACAĞIZ
BDP Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ise, 3 ay boyunca demokratikleşme paketi denilenerek Türkiye halklarının büyük bir beklenti içine sokulduğunu belirterek, şunları söyledi:
"21 mart'ta sayın Abdullah Öcalan'ın manifestosu ile bu halk kararını verdi. Hükümete güvenerek değil, kendi önderine güvenerek 'ben çözüm sürecini destekliyorum' dedi. Taleplerini meydanlarda haykırdı. Ama bugün iktidar hiç bir değişiklik yapmadan halkın kendi gücü, insiyatifiyle elde ettiği hakları biz size veriyoruz diyor. Bu alay etmeye biz izin vermeyeceğiz. Onbinlerce siyasi tutsağın içerde olduğu bir dönemde Başbakan çıkıp demokratik siyaset konuşacak diyor. Sormazlarmı sana bu siyasetçileri kim tutukladı? bunları serbest bırakmayan kim. Bugün bu paketle aslında cazevlerindeki arkadaşlarımızın tutukluluk haline devam denmiştir. Ana dilde eğitimin kabul edilmediği, seçim barajının kaldırılmadığı, İmralı koşullarının değiştirilmediği, sayın Öcalan'ın müzakere koşullarının gereğinin yerine getirilmediği için bu paketi tanımıyoruz, bu paketi tanımayacağız. Bir an önce oyalamadan, halkla alay etmeden bu taleplerin yerine getirilmesi gerekiyor. Anayasal taleplerimiz de var. Şu anda Anayasa'da ana dilde eğitim yasak. Ama AKP bu yasağı kaldırmıyor. Hiç bir ilerleme kaydetmeden Anayasa çalışmsalarında muhalefeti suçlamayı tercih ediyor. Biz o masada Türkiye halklarının bütün hak ve özgürlüklerini savunmaya devam edeceğiz. Bugün Diyarbakır bu görkemli yürüyüşü ile paketi kabul etmediğini, etmeyeceğini göstermiştir. Bunu Ankara iyi okumalıdır. Sayın Öcalan'ın özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür. Bu nedenle bu yürüylüşten ne istediğimizi herkes çok iyi biliyor" dedi.
Konuşmaların ardından kitle dağılırken bazı gençlerin polislere taş atması üzerine küçük gerginlikler yaşandı. Polis panzerlerine taş atan gençleri çevik kuvvet ekipleri anında dağıttı.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Grup Başkan Vekili Pervin Buldan ile İstanbul Milletvekili Sırrı Süreya Önder'den oluşan BDP heyeti, Kandil Dağı'nda KCK yöneticileri ile görüşmek için uzey Irak'a gitti.
İmralı Adası'nda 15 Eylül'de Abdullah Öcalan ile 10'uncu görüşmelerini yapan Demirtaş ve Buldan'ın yanı sıra Önder ve bazı milletvekillerinden oluşan BDP heyeti, görüşme ile ilgili detayları ve KCK yönetimine mesajlarını iletmek için bu sabah erken saatlerinde karayolu ile Kuzey Irak'a geçti.
Habur Sınır Kapısı'ndan geçen BDP heyetinde, bazı milletvekillerinin de olduğu belirtildi. Sınır kapısından BDP'liler tarafından karşılanan BDP heyetinin bugün Kandil dağına çıkarak KCK yöneticileri ile bir araya gelmesi bekleniyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yarın açıklanacak 'Demokratikleşme paketi' ile ilgili açıklama sırasında Kandil'de olmaları beklenen BDP heyetinin açıklanacak paket üzerinden KCK yönetimi ile görüş alışverişinde bulunmaları bekleniyor.
BDP heyetinin Kandil'deki görüşmeden sonra yarın Türkiye 'ye dönmeleri bekleniyor. Daha önce BDP heyeti tarafından Kandil'e götürülen Öcalan'ın yazılı mesajlarının ise son görüşmeden sonra bir heyet tarafından Kandil'e ulaştırıldığı belirtilmişti.





















